Arapça

عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الْأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ قَالَ: أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ فِي مَجْلِسِ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ، فَقَالَ بَشِيرُ بْنُ سَعْدٍ: أَمَرَنَا اللَّهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنْ نُصَلِّيَ عَلَيْكَ، فَكَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ؟ قَالَ: فَسَكَتْ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى تَمَنَّيْنَا أَنَّهُ لَمْ يَسْأَلْهُ، ثُمَّ قَالَ: «قُولُوا:

Türkçe

Ebu Mes'ud el-Ensari'nin rivayetine göre, biz Sa'd ibn Ubadah'ın meclisinde iken Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sallam) yanımıza geldi. Beşir ibn Sa'd şöyle dedi: "Ey Allah Resulü, Allah bize sana salavat getirmemizi emretti. Sana nasıl salavat getirelim?" Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sallam) bir süre sustu, biz de keşke sormasaydı diye düşündük. Sonra şöyle buyurdu: "De ki:

(5000 karakter kaldı)
Arapça
Türkçe

İçindekiler

Son çeviriler

devamını göster›
ADS - REKLAMLAR