اﺳﺘﻄﺎﻋﺖ ﻣﺮﻳﻢ اﻟﻠﺤﺎﻕ ﺑﻤﺠﻤﻮﻋﺔ ﻣﻦ اﻷُسر, ﻛﻠّﲈ ﺣﺎذت أﺣـﺪًا ﺳـﺄﻟﺘﻪ ﺑﺎﻛﻴﺔ إﻥ ﻛﺎﻥ رأى زﻭﺟﻬﺎ, أﻭﻻدﻫﺎ. ﻭﺗﺪﻓّﻖ ﻣﺎء ﻣﻦ اﻷﻋـﺎﱄ, ﺟﺎرﻓـﺎ دﻣﻌﻬـﺎ ﻭاﳊﺠﺎرة, ﻭتحوّلت اﻟﺴﲈء إﱃ ﺳﻴﻮﻝ ﻛﺎﻥ ﻋﻠﻴﻬﻢ أﻥ ﻳﺒﺬﻟﻮا اﻟﻜﺜﲑ ﻣﻦ اﳉﻬـﺪ ﻛﻲ ﻻ ﲡﺮﻓﻬﻢ. ﻭﺑﲔ ﺻﻤﺖ اﻟﺮّﻋـﺪ ﻭﻋـﻮدﺗﻪ ﻣـﻦ ﺟﺪﻳـﺪ, ﻛـﺎﻧﺖ أﺻـﻮات اﳌﻔﺎﺗﻴﺢ اﳌﻌﻠﻘﺔ ﰲ رﻗﺎب اﻟﻨﺴﻮة, ﺗﱰدّد ﻣﺜﻞ ﻗﺮع ﺟﺮﺳﻴّﺎت ﻛﻨﺎﺋﺲ ﻣﻬﺪّﻣﺔ.
Mary bir grup aileye yetişmeyi başardı. Karşılaştığı herkese gözyaşları içinde kocasını veya çocuklarını görüp görmediklerini sordu. Yukarıdan sular döküldü, gözyaşlarını ve taşları alıp götürdü ve gökyüzü, sürüklenmemek için mücadele etmek zorunda kaldıkları sellere dönüştü. Gök gürültüsünün sessizliği ile tekrar çakması arasında, kadınların boyunlarında asılı anahtarların sesleri, yıkılmış kiliselerdeki çanların çınlaması gibi yankılandı.