﴿١٤٤﴾ قُلْ لَٓا اَجِدُ ف۪ي مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلٰى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُٓ اِلَّٓا اَنْ يَكُونَ مَيْتَةً اَوْ دَمًا مَسْفُوحًا اَوْ لَحْمَ خِنْز۪يرٍ فَاِنَّهُ رِجْسٌ اَوْ فِسْقًا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ﴿١٤٥﴾
000 De ki: "Bana vahyedilenler arasında, onu yemek isteyen kimseye haram kılınan hiçbir şey bulamıyorum. Ancak ölü bir hayvan, akıtılmış bir kan, domuz eti -ki o zaten pis bir hayvandır- veya Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olabilir. Fakat kim buna mecbur kalırsa, onu yemez ve haddi aşmaz ise, şüphesiz Rabbin çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir." 000