Arapça

فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْۚ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ
وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ

Türkçe

Eğer sabrederlerse, artık onların varacakları yer ateştir. Eğer onlar bağışlanmayı dilemek isterlerse, artık onlar bağışlananlardan olmayacaklardır. Onlara, önlerinde ve arkalarında olan şeyleri kendilerine çekici gösteren arkadaşlar kıldık ve kendilerinden önce gelip geçmiş cin ve insan ümmetleri arasında da kendilerine söz gerçekleşti. Gerçekten de onlar kaybedenlerdi. İnkar edenler ise: "Dinlemeyin" dediler. Bu Kur'an'ı okuyun ve onun içinde yüksek sesle konuşun ki, üstün gelesiniz.

(5000 karakter kaldı)
Arapça
Türkçe

İçindekiler

Son çeviriler

devamını göster›
ADS - REKLAMLAR